Yer Ver Evladım" Ferhunde Hanım’ın Gizli Tarihi
Yer Ver Evladım" Ferhunde Hanım’ın Gizli Tarihi
Ferhunde Hanım, 500T otobüsünde bir heykel gibi dikilmiş, elindeki pazar filesini "stratejik bir silah" gibi kullanarak yanındaki gencin dizine vuruyordu. "Ah bu şimdiki gençlik," diye iç geçirdi, sesini tüm otobüsün duyacağı o malum tınıya ayarlayarak. "Bizim zamanımızda bırak yer vermemeyi, büyüğümüzün gölgesine basmazdık!"
Ancak Ferhunde Hanım’ın hafızasının derinliklerinde, 1978 yılının yağmurlu bir Salı günü, o efsanevi "Kadıköy-Pendik Hattı Muharebesi" yatıyordu.
1978: Bir Koltuk Savunması
Genç Ferhunde, o zamanlar vatkalı ceketi ve kabarık saçlarıyla tam bir "demir lady" adayıydı. Otobüse bindiği an, boş koltuğu bir kartal gibi süzmüş ve daha yaşlı bir amca bastonunu uzatamadan o koltuğa adeta iniş yapmıştı.
Taktik 1: "Kitap Okuma Numarası." Yanına yaklaşan 70 yaşındaki teyzeyi görmemek için elindeki yemek kitabını öyle bir hırsla okuyormuş gibi yaptı ki, teyze Ferhunde'nin o an atomu parçaladığını sanıp geri çekildi.
Taktik 2: "Uykuda Meditasyon." Durak yaklaştıkça artan "Öhö öhö!" seslerine karşı, Ferhunde Hanım profesyonel bir tiyatrocu edasıyla başını cama yaslayıp ağzını hafifçe açık bıraktı. Öyle inandırıcı bir horlama taklidi yapıyordu ki, yanındaki adam "Yazık, herhalde üç gündür uyumuyor" diyerek yer istemekten vazgeçti.
Günümüz:
Geriye dönelim... Ferhunde Hanım, otobüste oturan üniversiteli gence dik dik bakmaya devam ederken genç kulaklığını çıkardı ve nazikçe ayağa kalktı. "Buyurun teyzeciğim, geçin lütfen."
Ferhunde Hanım zafer edasıyla koltuğa tünedi. Oturur oturmaz yanındaki arkadaşına döndü ve fısıldadı: "Gördün mü? Zorla kaldırdık. Bizim zamanımızda biz kendimiz kalkardık, kimse bize söylemezdi bile!"

Yorumlar
Yorum Gönder