Trafik Canavarı'nın Avrupa Hayranlığı | İlişkiler ve Kurallar Üzerine Mizah
![]() |
| Trafik Canavarı |
Trafik Canavarı'nın Avrupa Hayranlığı: "Cezalar Çok Ağır" Dedikten Sonra
Ahmet Bey, 45 yaşında, emekli bir memur. İstanbul'un göbeğinde, E-5'in ortasında, trafik kurallarını "tavsiye" olarak gören bir şoför. Kırmızı ışık? Geçiş rengi. Şerit çizgisi? Süs. Hız limiti? Tahmini ortalama.
Sahne 1: Türkiye'de Ceza Yeme Seremonisi
Ahmet Bey telefonuna bakan bir heykel gibi donakalmış. Gözleri önce telefona, sonra tavana, sonra tekrar telefona gidiyor. Sanki telefon ona "senin değil, benim param" demiş.
"BEŞ BİN LİRA MI?! KIRMIZI IŞIK İÇİN?!"
Komşu Hasan Bey duvarı yumrukluyor: "Ahmet Bey! Yine ne yaptınız?!"
Ahmet Bey duvara yapışık bağırıyor: "HASAN BEY! BEN İDAM EDİLİYORUM!"
Hasan Bey içeri giriyor, elinde çay. "Abi kırmızı ışıkta geçtin, ceza yedin. Normal."
Ahmet Bey dramatik bir şekilde koltuğa yığılıyor: "NORMAL Mİ?! Hasan Bey, o ışık kırmızı değildi! Bordo! Bordoya yakın kırmızı! Belki de morumsu! Benim gözlerim hassas, renk körüyüm belki!"
"Abi sen geçen hafta 'renkleri çok iyi ayırt ederim' diyordun."
"O başka! Bak, mesele şu: Ben o ışığa geldiğimde 0.5 saniyelik bir boşluk vardı. Quantum fiziği gibi! Schrödinger'in ışığı! Hem kırmızı hem değil!"
Sahne 2: Almanya - Cennet mi Burası?
Ahmet Bey kiralık BMW'nin direksiyonunda. Gözleri yaşlı, dudakları titrek.
"Fatma bak... SAĞ ŞERİT... BOŞ... Bu medeniyet Fatma! Bu uygarlık!"
Arkasından 200 km/h ile gelen Porsche geçiyor, el sallıyor. Ahmet Bey gururla: "180! Almanlar zeki! Yolda limit yok ama herkes mantıklı sürüyor! İşte bu yüzden Avrupa!"
Sahne 3: Hollanda - 2 km/h = 350 Euro
Amsterdam yakınlarında, 130 km/h tabelası görünüyor. Ahmet Bey 132 km/h ile devam ediyor. "2 km olsa bir şey olmaz. İnsanlar makine değil Fatma!"
Birkaç gün sonra e-posta geliyor. Ahmet Bey'in yüzü yeşilimsi bir renk alıyor: "Üç... yüz... elli... euro... 12 bin lira! 2 kilometre için!"
"HATA PAYI YOKMUŞ! ALMANLARIN HATA PAYI YOK! ONLAR MAKİNE! ROBOT! TERMINATOR!"
Birden duruyor: "Fatma... düşünsene... cezalar bu kadar ağır olduğu için kimse kural çiğnemiyor! İşte bu yüzden Avrupa gelişmiş!"
Sahne 4: İstanbul'a Dönüş - Kültür Şoku
İstanbul'da taksiye biniyor. "Abi... şu sağ şeridi boş tutalım mı?"
Taksici gülüyor: "Abi sen manyak mısın? Sağ şerit boşsa oraya girersin! Sol şerit zaten 'ben havalıyım' şeridi!"
Kırmızı ışıkta gazlıyor taksici. Ahmet Bey bağırıyor: "DURACAĞIZ DEĞİL Mİ?!"
"Abi daha sarı olmadı ki! Türkiye'de kırmızı ışık 'tavsiye'dir abi!"
Sahne 5: Kendi Arabasında Toplum Baskısı
Ahmet Bey kırmızıda durmaya çalışıyor ama arkadan kornalar yükseliyor: "UYUMA ORADA!"
Gözleri kararıyor ve gazlıyor: "SORUMLULUK BENDE DEĞİL! TOPLUM BASKISI! PSİKOLOJİK ŞİDDET! Avrupa'da sinyal verirdim ama burada sinyal vermek 'gel çarp' demek!"
Sahne 6: Yeni Ceza Şoku
Ertesi sabah yeni ceza geliyor: "Yirmi... bin... lira... YİRMİ BİN! AVRUPA FİYATI! TÜRKİYE'DE AVRUPA FİYATI!"
"Türkiye'de cezalar 'tavsiye', kırmızı ışık 'süs', şerit çizgisi 'sokak sanatı'!"
Epilog: Bir Ay Sonra
Haberlerde cezalar tartışılıyor. Ahmet Bey televizyona bağırıyor: "HAKSIZLIK! SOYGUN!"
Ardından Avrupa reklamı çıkıyor. Aynı sesle: "VAY BE! MEDENİYET! UYGARLIK!"
SON
"Trafik kuralları, Schrödinger'in kedisi gibidir. Uygulanana kadar hem vardır hem yoktur." — Ahmet Bey, 2026
Not: Bu öykü tamamen kurgudur. Gerçekleşen herhangi bir benzerlik, Türkiye'de yaşamaktan kaynaklanan kaçınılmaz bir sonuçtur.

Yorumlar
Yorum Gönder