Talat 'ın Aslan Beye Müthiş Tavsiyesi
Et Etin Önünde Duvar Olunca
Aslan Bey, hayatında hiç bu kadar stratejik bir kuşatmayla karşılaşmamıştı. Karşısında Süha vardı; kas yığını, gürültücü ve tam bir zorba. Ancak Süha, Aslan Bey’e tek başına saldırmak yerine yanına "İnsani Kalkan Birliği"ni almıştı: Bahri, Sadi, Kadri ve Arda.
Bu dört arkadaş, Süha’nın emriyle el ele tutuşmuş, Süha’nın önüne aşılmaz bir etten duvar örmüşlerdi. Süha, bu canlı barikatın arkasından kafasını uzatıp uzatıp Aslan Bey’e dil çıkarıyor, arada bir kollarının arasından yumruk sallayıp geri kaçıyordu.
Aslan Bey, Süha’ya ulaşabilmek için mecburen barikatın kollarını, omuzlarını "Açılın ulan!" diyerek pataklamak zorunda kalıyordu. Tam o sırada, kenarda titreyerek olayları izleyen, Süha’nın gölgesinden bile korkan ama dalkavuklukta sınır tanımayan Talat devreye girdi.
Talat, yüzüne o meşhur "hakkaniyetli vatandaş" maskesini takarak boğazını temizledi:
"Aslan Bey, Aslan Bey! Affedersiniz ama yaptığınız hiç centilmence değil!"
Aslan Bey, Sadi’nin kolunu üzerinden savuşturmaya çalışırken nefes nefese sordu: "Ne diyorsun be adam? Görmüyor musun durumu?"
Talat, parmağını sallayarak devam etti: "Görüyorum tabii! Sizin asıl meseleniz Süha Bey’le değil mi? O zaman neden bu masum dört kişinin kollarına vuruyorsunuz? Bu büyük bir haksızlık! Doğru olan, bu arkadaşlara hiç dokunmadan, fizik kurallarını ve madde iletimini kullanarak doğrudan Süha Bey’e vurmanızdır. Lütfen dürüst olalım, kollara vurmak acizliktir!"
Aslan Bey duraksadı. "Talat, evladım... Süha arkada saklanıyor, bunlar da önünü kapatmış. Bu adamları geçmeden Süha’ya nasıl vurabilirim? Işınlanayım mı?"
Talat, Süha’nın kendisine onaylayan bir bakış attığını görünce iyice coştu: "Vallahi orasını ben bilmem Aslan Bey! Ben burada sadece objektif bir gözlemciyim. Etik olarak sadece hedefteki kişiye odaklanmalısınız. Bu dört arkadaşın koluna attığınız her tokat, sizin hanenize 'haksız saldırı' olarak yazılıyor. Lütfen delikanlı gibi sadece Süha Bey’e vurun, aradaki kalkanları taciz etmeyin!"
Süha, Talat’ın bu muazzam "mantığına" güvenerek barikatın arkasından iyice keyiflendi: "Hadi bakalım Aslan! Talat doğru söylüyor. Dokunma arkadaşlarıma, dürüstsen gel direkt bana vur!" dedikten sonra Bahri ile Sadi’nin omuzlarının arasından Aslan Bey’e bir tekme savurdu.
Aslan Bey, kendisine doğru gelen tekmeyi savuşturup Talat’a baktı: "Yahu Talat, Süha bana oradan her türlü vuruyor ama!"
Talat omuz silkti: "O Süha Bey'in kendi takdiridir, ben sizin vuruş tekniğinizdeki adaletsizliğe dikkat çekiyorum. Lütfen, biraz dürüstlük!"
#İnsanİlişkileri, #AbsürtKomedi, #BloggerMizah, #TalatMantığı, #AslanBey, #ZorbaSüha, #İlişkiKomedyeni, #DoğruculukMaskesi, #Trajikomik, #SosyalTespitler, #KomikHikayeler
Yorumlar
Yorum Gönder