Ateist Necmi Bey’in "Müşteri Deneyimi" Olarak Ahiret
![]() |
| Cehennemdeki Entellektüel Ateist |
Ateist Necmi Bey’in "Müşteri Deneyimi" Olarak Ahiret
Necmi Bey, hayatı boyunca her şeyi, ama her şeyi eleştirmişti. "Evrenin tasarımı güzel ama kullanıcı arayüzü zayıf" diyerek başladığı sabah kahvaltılarını, "Yerçekimi çok demode, neden uçmuyoruz?" diye bitirirdi. Bir gün, tam da yerel bir gazetenin "Bilim ve Akıl" köşesine "Neden Yok Olmalıyız?" başlıklı makalesini yollarken, ani bir hapşırık kriziyle kendini bulutların üzerinde buldu.
Karşısında inci kakmalı, devasa bir kapı ve elinde parıldayan bir tablet tutan nur yüzlü bir görevli vardı. Necmi Bey, şaşkınlığını hemen bir "sistem eleştirisiyle" maskeledi:
"Pardon, bu ışıklandırma biraz fazla göz almıyor mu? Bir de, bu kapının açılış mekanizması neden hidrolik değil?"
Görevli tablete bakıp gülümsedi: "Necmi Bey, hoş geldiniz. Kayıtlarınıza bakıyorum da; İslamiyet için 'Ortaçağ masalı' demişsiniz. Şimdi neden Cennet kapısında mimari eleştiri yapıyorsunuz?"
Necmi Bey boğazını temizledi: "Bakın evladım, ben dürüst bir adamım. Hiç yalan söylemedim (vergi dairesini saymazsak). Ayrıca evrenin bu kadar düzenli olması bende hep bir 'tasarım harikası' intibası bırakmıştı. Şey... İçeride Wi-Fi var mı? Bir de bulutların açısını biraz değiştirebilir miyiz?"
Görevli iç çekti ve yanındaki kırmızı butona bastı: "Necmi Bey, maalesef sizin beklentileriniz ile sunduğumuz 'hizmet' uyuşmuyor. Sizi 'yoğun geri bildirim' bölümüne alıyoruz."
Zemin bir anda kaydı. Necmi Bey, devasa bir asansörle aşağı doğru inerken bile "Asansörün müzikleri çok vasat!" diye söyleniyordu. Kapı açıldığında karşısında üç metrelik, omuzlarından alev fışkıran iki Zebani duruyordu.
Zebani gürledi: "Hoş geldin Necmi! 'Cehennem dediğin insanın kendi zihnindeki bir metafordur' diye tweet atmıştın. Gel bakalım, metafor muymuş yoksa döküm tava mı?"
Necmi Bey, yüzüne çarpan 500 derecelik sıcaklığa rağmen gözlüğünü düzeltti: "Beyler, öncelikle bu kıyafet yönetmeliğini bir gözden geçirmelisiniz. Bu boynuzlar ergonomik değil. Ayrıca buradaki termodinamik yasaları biraz abartılı. Havalandırma sisteminiz nerede?"
Zebani, Necmi’yi mızrağının ucuyla fokurdayan dev bir kazana doğru iterken sırıttı: "Havalandırma yok Necmi, sadece 'yoğun bakım' var. Şuraya geç bakalım."
Necmi Bey kazanın kenarına tutundu: "Bir dakika! Bu kazanın materyali nedir? Kaliteli bir döküm mü? Eğer paslanmaz çelik değilse tetanoz riski var, tüketici haklarına şikayet ederim sizi!"
Zebani kahkaha attı: "Sen dünyadayken İslam’ın kurallarını beğenmezdin, şimdi burada tek bir kural var: Isınmaya alış! Şikayet kutusu da en altta, lav gölünün tam ortasında."
Necmi Bey, kazana doğru düşerken bile bağırmaya devam ediyordu: "Bu sistemin kullanıcı deneyimi sıfır! Bir yıldız bile vermiyorum! Buranın CEO’suyla görüşmek istiyorum! Alooo!.."
English Summary
The story combines Necmi’s journey from the gates of Heaven to the depths of Hell. Initially, he tries to negotiate his way into Heaven by critiquing its "architecture" and "lighting," despite his lifelong skepticism. When he is sent to Hell for his arrogance, he continues his relentless criticism, complaining to the demons about the "ergonomics" of their horns and the "poor ventilation" of the pits. He ends up falling into a boiling cauldron while shouting that he gives the whole experience "one star" and demands to speak with the CEO.

Yorumlar
Yorum Gönder