Postacıyla İşimiz Olamaz Deyip 40 Kitap Yazan İlahiyatçı

 

Pr.Dr.Yaşar Dokuyan

Postacıyla İşimiz Olamaz  Deyip 40 Kitap Yazarn İlahiyatçı 

Profesör Dr. Yaşar  Dokuyan Tv88  televizyon stüdyosunda derin bir iç çekti. Karşısındaki sunucuya, sanki dünyanın en büyük sırrını veriyormuş gibi eğilerek konuştu:

"Bakın azizim, mesele çok net. Peygamber dediğin bir postacıdır. Mektubu getirir, kutuya bırakır ve gider. Biz mektuba bakarız, postacıyla işimiz olmaz!"

Sunucu etkilenmiş gibi başını salladı: "Hocam harika bir benzetme! Peki, sizin arkamdaki şu dev kütüphaneyi dolduran 42 ciltlik 'Kuran’ı Doğru Anlama Kılavuzu' seriniz ne oluyor?"

Profesör Dr. Yaşar  Dokuyan, boğazını temizledi, bardağından bir yudum su aldı. "O... o başka. O, o mektubun içindeki zarfın kağıt kalitesini ve mürekkebin tonunu vatandaşın anlaması için yazdığım küçük bir şerh."

Sunucu cevap verdi:

" 42 ciltlik küçük şerh ha.Ha haha!"

Suzan, hocanın asistanı olarak kuliste yüzünü kapatıyordu. Daha sabah hocanın 43. kitabı olan "Postacıya Gerek Yok, Ben Size Anlatırım" kitabının düzeltilerini bitirmişti.

O sırada stüdyoya bir telefon bağlandı. Arayan sıradan bir vatandaştı: "Hocam hürmetler. Şimdi siz dediniz ki 'Peygamber postacıdır, sadece getirdiği mektuba (Kuran'a) bakın'. Ben de mektubu açtım, namaz kılın diyor. Ama nasıl kılacağımı yazmıyor. Postacıya sorayım diyorum, 'ona bakma' diyorsunuz. Sizin 15. ciltteki 'Namazın Felsefesi' kitabınıza baktım, orada da 200 sayfa boyunca neden postacıya sormamam gerektiğini anlatmışsınız ama hala rükuda ne yapacağımı bulamadım. Ne yapayım, mektubu postaneye geri mi iade edeyim?"

Profesör Dr. Yaşar  Dokuyan boncuk boncuk  terlemeye başladı. "Evladım, sen benim 28. ciltteki 'Sembolik Okumalar' kitabımı almadın mı? Orada her şeyi anlattım!"

Vatandaş saf bir sesle sordu: "Hocam, şimdi ben anlamadım. Allah’ın elçisinin (a.s) uygulamalı gösterdiği namaza 'postacı işi' deyip bakmıyoruz ama sizin 750 sayfalık yorum kitabınızı 'mutlaka okunmalı' diye tavsiye ediyorsunuz. Siz Hz.Peygamber'den(Sav) daha mı müsünüz?"

Stüdyoda bir sessizlik oldu.Profesör Dr. Yaşar  Dokuyan , önündeki kendi yazdığı devasa kitap yığınına baktı. Mektubu getiren elçiye "sadece postacı" derken, kendisini o mektubun "tek yetkili tercümanı, noter onaylı yorumcusu ve baş editörü" ilan ettiğinin anlaşıldığının farkına vardı. Laf kalabalığıyla ve görmezden gelerek bunun da üstesinden geleceğinden emindi. 

"Reklamlara gidelim!" diye bağırdı. "Dönüşte 44. kitabım olan 'Neden Kimseyi Dinlememelisiniz?' üzerine konuşacağız!"


Summary

This story satirizes modern "theologians" who reduce the role of the Prophet to a mere "postman" and claim the Quran is sufficient, yet paradoxically write dozens of volumes of books, positioning their own interpretations as indispensable guides for Muslims.

Yorumlar

Popüler Yayınlar